Perşembe

çaylar şirketten

bana sorarsanız (ki siz sormasanız da geçenlerde biri sordu; yoksa ben kendi keyfime yazmıyorum bunları) uzakmesafe ilişkileri, yalnızca acıktığında yemek yiyen ve doyduğunda yemeye son verebilen insanlar içindir. yeme zevki hiç bitmesin diye çatlayana kadar tıkınandan uzakmesafe ilişkicisi olmaz. sonradan acıkacağını düşünerek eline geleni lüpleten bizden değildir. uzakmesafe ilişiği, uzun otobüs yolculukları sırasında indibindi yapılan küçük anadoluşehri otogarlarında kendini aracın dışına atıp muavinin "abla şimdi gidiyoruz"larına kulak asmadan arka arkaya iki sigara yakan, son sigaranın son çekişleri arasında nefes dahi almayan kişilerle yaşanamaz. iki misal kısa kaldı, üçüncüsü lazım diye boş boş ekrana bakan adamın hazin bir sona mahkum uzakmesafe girişimine ise güler geçerim. hah!

2 yorum:

Hande dedi ki...

daha doğru bir tespit yapılamazdı. kısa, öz ama etkili olmuş. he bir de eğlenceli.

hibon dedi ki...

ya aslında yakınmesafe ilişkileri açısından da çok sağlıklı sonuçlar vermeyecek bir ruh halini, güçlükleri kendinden menkul bir durumla sınırlayıp yazıp ayıp ettim. vicdan yükümü de azaltayım fırsatını bulmuşken.